24 Ağustos 2010

Logitech HD Pro C910 Webcam

0


Binlerce belki milyonlarca farklı markada farklı modelde webcamler üretiliyor ve hepsinin üzerine HD damgası kocaman basılıyor. Sanki webcam'in adı HD'ymiş gibi markadan daha görünür tutuluyor. Ama hiçbiri, hemde hiçbiri HD görüntülü konuşma yada video kaydı yapamıyor.

Logitech internetde görüntülü konuşma devrinin revaçta olduğu ve tamamiyle bedava olduğu şu dönemde, bence yapılması gerekeni yaptı ve bunu yapan ilk firma olarak diğerlerinin 10 adım önüne geçti. Tam anlamıyla HD kalitesi verebilen Carl Zeiss optiğe sahip, webcamini piyasaya sundu. Belki ben yazmakta geciktim ama henüz Türkiyeye gelmediğini var sayarsak geç kalmadım da denilebilir.

Günümüzün altyapısıyla internet üzerinde görüntülü konuşmada video kalitesi maksimum 720p. Logitech bunu sonuna kadar destekliyor. Ama bitmedi... 1920 x 1080 çözünürlüğünde video kayıdı yapabilyor!!! Hemde HD!!! Bunun üstüne 10mp evet evet 10mp fotoğraf çekiyor. Son olarakda üzerine yerleşik 2 stereo mikrofonlarıyla da ses kalitesinden de ödün vermiyor.
Fiyatı 99.99 Euro olan bu icatla görüntülü konuşmayı bırakın film bile çekersiniz.

Apple Peel 520

4

Ben başlıklara, altında anlatacağım icadın markasını modelini yazıyorum ya, eminim birçoğunuzu (ki yine eminim bu blogu benden başka okuyan yok =)) altındaki yazı hiç cezbetmiyor. Ama bu sefer resimleri görünce neymiş bu bakim diye merak edip okuyacaksınız. O yüzden bende güzelce her ayrıntıyı anlatayım ki kafalarda soru işareti kalmasın.


Apple Peel 520 dediğim icat Yosion adında Çin bir firmanın üretimi olup, Ipod Touch'ı IPhone'a dönüştürüyor.

İlk başta kesin skype tarzı bir zırvalıktır, internet bağlantısı gerekiyordur, cart gerekiyordur curt gerekiyordur dedim, ama makineyi birçok yerde inceleyince baktım ki sadece IPhone kılıfına benzer bir eklentiyi Ipod Touch'a geçirip sim kartı da takınca harbiden de bildiğin telefon oluyormuş. Tabiiki birkaç eklenti gerekiyor ama bu eklentileri günümüzün Türkiyesinde Ipod Touch'a uygulamayanlara enayi deniliyor (ben demiyom öle diyolar).

Mesela bu eklentilerin başında Jailbreak geliyor. Bu dönüştürücüyü kullanabilmek için Ipod Touch'ı jailbreak yapıp ardından "Yosion" ve" YsSMS" application'larını indirdikten sonra bu kılıfı sim kartıyla beraber takıyorsun konuşuyorsun mesajlaşıyorsun. Application'ları indirme işlemini ve Jailbreak işlemini sizin yapmanız gerekiyormuş, geri kalan herşeyi bu dönüştürücü halledermiş.

800 mAh'lık bataryası olan bu dönüştürücü 4,5 saatlik konuşma süresi ve 120 saatlik bekleme süresiyle bildiğin telefon gibi yahu.


İlk başlarda sadece siyah olarak satışa sunulan bu dönüştürücünün artık beyaz ve gri versiyonlarıda varmış. Ayrıca bu dönüştürücü tüm Ipod Touch nesilleriyle çalışabiliyormuş.



Eksilerine ve artılarına bakacak olursak:
Dönüştürücüyle beraber Ipod Touch'a yüklediğiniz application'nın arayüzü IPhone arayüzüne çok benziyor.

Sim kartınızdaki kişi bilgilerini Ipod'a taşımanıza izin veriyor.

IPhone gibi mesajları tek tek silebilme özelliği yok. Yani mesajları silmek istediğinizde hepsini silmek zorunda kalıyorsunuz. Ayrıca mesaj özelliği tam ekranı desteklemiyor.

Dönüştürücünün içerisinde, titreşim motoruda bulunuyor.

Çağrı ve Mesaj tonlarını değiştiremiyorsunuz. Yani IPhone'un default mesaj tonu ve çağrı tonu neyse telefonunuz o şekilde çalıyor. Ama sesi kapatıp sadece titreşim özelliğini kullanabiliyorsunuz.

Tabiikide sonradan yapılan bu eklenti IPhone gibi olmayacaktır buyüzden eksileri IPhone'a nazaran daha fazla. Ama yinede Apple kalitesini kullanıyor olmak bile yeter. En son olarak Application'ın dil seçeneği varmı bilmiyorum. Yani şuana kadar gördüğüm tüm sitelerde Çince arayüzü vardı ama bu icadın çok ses getireceğini düşünürsek arayüzüne en azından ingilizce dil seçeneğini ekleyeceklerdir.

Fiyatının 43-70 dolar arasında olacağını birçok yerde gördüm fakat şuan için nerede satışının yapıldığını hiçkimse bilmiyor. Çünkü üreticinin sitesi çince bir forum sitesi =)

23 Ağustos 2010

WeTransfer

0

(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo.)
Henüz tazecik bir site. Hem sürekli değişen arkaplan resimleriyle, hem 2gb dosya aktarıma izin verişiyle, hem üyelik gerektirmemesiyle hemde dosyaları 2 hafta boyunca silmeden saklamasıyla beni benden alan dosya paylaşım sitesi. Şuan beta sürümünde fakat nedense çok ısındığım, alakasız zamanlarda bişeyler upload yapıp insanlara yollamak istediğim bu siteyi bence güzel bir gelecek bekliyor. Rapidshare'da ilk açıldığında bukadar bonkörmüydü acaba diye sormadan edemiyor insan. Bide ismi "biz dosyaları yollarız senin için rahat olsun dostum" diye saçma bir çağrışım yaptı bende ama sevdim.

Chuck Taylor All Star Cup

0


Chuck Taylor modası hiç bitmeyecek. Özellikle genç kesimin çok rağbet ettiği bu marka artık değişik modelleriyle de göz önüne çıkıyor. Yeni koleksiyon olan Chuck Taylor All Star Cup serisi pastel renkler, süet ve kaliteli derilerden oluşuyor. Toplamda 12 modeli olan bu serinin renk seçenekleri neyazıkki kısıtlı. Şuan için Türkiye'ye yollanamayan bu pabuçların önümüzdeki yaz sezonunda çakmalarını eminim her seyyarda göreceğiz =) Fiyat aralığı 65-80 dolar arasında oynayan bu ayakkabıların bulabildiğim tek satış sitesi yine Converse resmi sitesi. İsterseniz shipping için yalvarıp almayı deneyebilirsiniz :)


Keystick Katlanabilir Klavye

0

(Resmin üstüne basınca birazcık büyüyo.)

"None Bacteria Project" olarak adlandırılan bu tasarım, yolculuklarda, yada bilgisayar masasını aynı zamanda çalışma masası olarak da kullananların çok işine yarayacak gibi gözüküyor.

(Resmin üstüne basınca birazcık büyüyo.)

Yoonsang Kim & Eunsung Park ikilisinin tasarımı olan bu klavyenin satışıyla ilgili henüz net bir bilgi yok. 4 farklı renk çeşidi olan bu klavyenin bence çok seveni olacak. Hem yerden tasarruf hemde kablolardan kurtuluş. İsmindeki None Bacteria bana sanki "klavye tuşlarının arasında boşluk olmadığı için bakteride tutmaz bu, o yüzden none bacteria diyelim" demişler gibime geldi. Herneyse bence güzel bişiy daha buldum sanki.

(Resmin üstüne basınca birazcık büyüyo.)

(Resmin üstüne basınca birazcık büyüyo.)

(Resmin üstüne basınca birazcık büyüyo.)

5 Temmuz 2010

Online Photo Editing

0

Çok uzun zaman oldu biliyorum ama havalarda ısındıkça ben bi'şeyler yazmaktan soğudum. Uyku tutmadı aklıma bi blogum olduğu geldi, e dedim bari bi'şeyler karalayım.

Daha ilk elimi attığım site beni gerçekten yazmaya teşvik etti. Artık bilgisayarımızın hafızasını gün geçtikçe daha az kabartacak yeni yeni siteler peydah olmaya başladı. Yok efendim şarkıcıyı yazıyosun direk tüm parçaları yüksek kalitede takılmadan dinliyosun, videoyu söylemiyorum bile ama film'de izlemek artık çok kolay oldu. Bu bulduğum site belki çok basit bir fikir gibi geldi ama az bi'şey kurcalayınca baktımki bu, photoshopun sadece kullandığın özelliklerini almış gayetde automatik şekilde editleme sitesi yapmış.
Siteye buradan ulaşabilirsiniz.

9 Mayıs 2010

Musical Comb Businesscard

0

Eski tarz müzik kutularından hiç gördünüz mü bilmem ama ben ilk gördüğümde içerisindeki düzenek kafayı yedirecek türdendi. Ufacık noktalar, ince ince metal plakalar. O kadar mantıklı bir düzenek ki insan uğraşsa koca bir şarkıyı bu şekilde çalabilir. Ama elektronik devreli müzik kutuları çıktıktan sonra bu düzenekler unutuldu gitti. Okullardaki teneffüs zili melodileri kutulara yüklenmeye başladı. Sonra da Çin mallarını Japon pazarı adı altında yutturan dükkanlarda, hediyelik eşyalar bölümünün alt raflarına kaydı.

Ama eski müzik kutuları tasarımcı bir dayımızın, tıpkı benim gibi kafasında yer etmiş. Roma'da Rock 'n Roll müzik tutkunlarına hizmet veren MODhair adında bir kuaför, yaptığı işin farklı olduğunu düşünüp ekstrem bir kartvizit tasarımı yapması için Fabio Milito adındaki abimizin kapısına dayanmış. Adını duyurma çabasına giren bu kuaföre öyle bir kartvizit yapmış ki Fabio, kartvizit parayla satılsa, saç kesiminden daha fazla para kazanırlar dedim ben =)

Bildiğimiz tarağı almış bu dayı, tarağın tırtıklı kısmını bir güzel tonlamış. Hatta tonlamaya okadar vakit harcamışki, Rolling Stones'un 1965'de yayınladığı Satisfaction şarkısının melodisini bu tarağa giydirmiş =) Ufak bir parmak hareketiyle melodiyi çalıyorsun, saçın varsa tarıyorsun, oda olmadı tarağın üstünde yazan adresteki kuaföre gidip klas bir traş oluyorsun. Böylesine uyumlu bir tasarım bence ayakta alkışlanır. Kişiye özellll.

(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)

Birde şu eski müzik kutularıyla ilgili bir fikri olmayan varsa şu videoyu izlesin, sonrada vaay be desin :)


2 Mayıs 2010

Honda U3-X Personal Mobility Concept

0

Segway firması Ginger'ı (Türkiyede Ginger deniliyor fakat tam olarak adı "Segway PT") ilk çıkardığında "yuh lan oda ne!!!" dedik. Yanyana koyulmuş 2 tekerlek üstünde geziyosun, hiçbir dengeye ihtiyaç yok ve yönünü sadece vücut hareketlerinle kontrol ediyosun. Okadar iddialı sürüldüki piyasaya, "Bunun üstünden hiçbir insan evladı düşemez" denildi. Tabi Amerika eski başkanı Bush sınırları biraz fazla zorladı ve Ginger'dan düşen ilk insan oldu. Herneyse bunu gören biz artık havada uçan insan bile görsek hiç şaşırmayacak, yadırgamayacak kadar teknolojiye alıştık zamanla. Ama hep biliyordukki bununda daha iyisi yapılacak ve biz yine şaşıracağız.

Honda tek tekerlekli insan taşıma icadı geliştirmiş. TEK TEKERLEK!!! Şaşırmadık... olacağı tabiikide buydu. Hatta ilerde tekerleksizide çıkacak işte buraya yazıyorum =)

(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
(Resmin üstüne basınca nebiçimde büyüyo)
10 kg ağırlığındaki bu makine tüm yönlere gidebiliyor. Sağ-sol-ileri-geri farketmiyor. Yapabildiği en yüksek hız 6 km/h. Konsept bir ürün deniliyor ama bence çok yakında piyasaya sürülür.

Tweetle Kettle

0

Web siteleri nasıl iş pazarı oluşturuyor işte buna kocaman bir örnek. Sen siteyi açarsın insanlar üye olur arkadaş edinir, gezer dolaşır, nebileyim hatun falan kaldırmaya çalışır, amaç çoğu zaman aynıdır. Ama birileri vardır ki "Bu siteyi kullanan çok..., en iyisi bu siteyle alakalı bir şeyler icat edelimki ilgi çeksin, bakarsın çok tutar satılır" der.

Twitter... gün içinde hatta, her dakikamızda insanlara neler yaptığımızı yazdığımız bir site. Aslında çoğu insanın umrunda bile değil kimin ne haltlar yediği, ama işte bir şekilde merak insanı siteye çekebiliyor. İşte bu site dünya üzerinde birçok insanın hayatına okadar fazla girmiş durumdaki, artık birçok devlet büyükleri bile bu siteye üye oluyor, yazıyor. Hal böyle olunca pazarlama kafasıyla doğanlardan, sokağa çıktığında yürürken yere bakıp belki bişey bulurum diye düşünen, aynı zamanda da nerden köşeyi döneriz diye düşünenlerden bir adam sonunda yolunu buluyor. Ben bir Kettle (bildiğin su kaynatma cihazı işte) yapayım, sonra buna wi-fi özelliği ekleyim sonra garip bir sistemle bu icadı alan herifin twitterına girip beni kullandığını yazayım - yada onlar nasıl diyor .....twitleyim... :).



Bu Kettle içindeki suyu nezaman kaynattığını, nekadar zamanda kaynattığını, kaynatırken nekadar enerji harcadığını, haftalık kaynatma istatiğini ve o güne kadar kaç defa kullanıldığını senin twitter sayfana yolluyomuş... pehh.. Hiç şüphem yokki en kısa zamanda buna benzer klozet, tost makinesi, televizyonda çıkar. Klozet yaparlarsa kesin alırım.
"Kaptan az önce yaklaşık olarak 120gram, hafif açık renkli bir şekilde sıçtıııııı."

Samsung E1107 Crest Solar

0

Aslında cep telefonlarına pek ilgim yoktur. Çünkü her geçen gün bir önceki modelin yenisi çıkıyor. Takip edilecek, hızına yetişilecek bir piyasa değil ama bu telefon az özelliğiyle ve sadece bir farkıyla öne çıkıyor. Sadece bir farkı var evet! Ne bluetooth'u var ne bilmem kaç piksel kamerası var nede 3G çılgınlığına kapılma arzusu var. Sadece benim şarjım bitiyo diye korkma ters çevir koy bir taşın üstüne, gerisini ben hallederim diyor. 1 saat içinde bedava enerji kaynağımız güneşle kendi şarjını dolduruveriyor. Radyosu var daha ne isteyebilirsinki bu telefondan =) Bide gayet kuvvetli bir fener yerleştirmiş abiler bunun üstüne. Bence otostopla uzun yola gidip çadır tatili yapmayı planlayanların, kamp yapanların yanlarına alması gereken 3 şeyden biriside bu telefondur. Türkiyeye bile gelmiş ve fiyatı 125tl - 166tl arasında değişiyor. Alıp bir köşede tutmak lazım...

¾